Eko-Analiz.Com – Türkiye, Dünya, Ekonomi, Finans, Döviz, Borsa,kurlar,altın,faiz,tüyolar
Kategoriler

THY 2009′da 25.1 milyon yolcu uçurdu

Ocak 26th, 2010

Türk Hava Yolları’nın (THY) yolcu sayısı 2009 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11’lik bir artış yaşandı. 2008 yılında 22.6 milyon olan yolcu sayısı 2009 yılında 25.1 milyona çıktı.

Türk Hava Yolları A.O.’nun Kamu Aydınlatma Platformu’na yaptığı özel durum açıklamasında, Ocak-Aralık 2009 dönemine ilişkin trafik sonuçları açıklandı. Buna göre, 2008 yılında 22.6 milyon olan yolcu sayısında, 2009 yılının da yüzde 11’lık artış meydana gelerek 25.1 milyona yükseldi. Dış hatlarda business class ve dıştan dışa transit yolcu sayılarında da 2009 yılında bin önceki yıla göre yüzde 6.2 ve yüzde 43.4’lük artışlar yaşandı. Anılan dönemde yolcu doluluk oranında ise 3.1 puanlık bir azalış görülerek yüzde 70.9 düzeyinde oldu.

2008 yılında 46.3 milyar olan arzedilen koltuk km’si 2009 yılının da bir önceki yıla göre yüzde 22 artarak 56.5 milyara, 2008 yılında 34.3 milyar olan ücretli yolcu km’si ise 2009 yılında yüzde 17’lik bir yükselişle 40.1 milyar olarak gerçekleşti.

2008 yılında 190 bin 277 olan konma sayısında 2009 yılında yüzde 12.3’lük bir artış meydana gelerek 213 bir 625’e yükseldi.

Kargo-posta sayısında ise 2008 yılına göre 2009 yılında yüzde 19.6 artış meydana geldi. Kargo-posta sayısı 2009 yılında 237 bin 783 tona ulaştı. (ANKA)

Bütçede 52 milyar liralık delik

Ocak 26th, 2010

Maliye Bakanı Şimşek, 2009 yılında bütçe açığının 52,2 milyar lira olarak gerçekleştiğini söyledi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, düzenlediği basın toplantısıyla 2009 yılı bütçe gerçekleşmelerini açıkladı.

Şimşek, 2009 yılı merkezi yönetim bütçe giderlerinin 267,3 milyar lira civarında olduğunu ifade ederek, faiz hariç bütçe giderlerinin 214,1 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 215,1 milyar lira olarak gerçekleştiğini kaydetti.

Bakan Şimşek, bu çerçevede bakıldığında 2008 yılında 17,4 milyar lira olan bütçe açığının geçen yıl ise 52,2 milyar lira olduğunu söyledi. Böylece bütçe açığı, hedeflenenin 10.5 milyar lira altında kaldı.

Bütçe açığının orta vadeli mali programda öngördüklerinin çok altında gerçekleştiğine dikkati çeken Şimşek, ”Yani yaklaşık 10 milyar lira altında gerçekleşmiştir. Bu da Milli Gelirin yaklaşık yüzde 1,1′ine tekabül etmektedir. 2009 yılında bütçe açığı orta vadeli mali programda öngördüğümüz gibi yüzde 6,6 olarak değil, Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın yaklaşık yüzde 5,5′i olarak gerçekleşmiştir” dedi.

ARALIK’TA 5.9 MİLYARLIK AÇIK
Maliye Bakanı, Aralık ayı bütçe gerçekleşme rakamlarına da değinerek, son aylarda bütçe sonuçlarının beklentilerinden daha iyi bir performans gösterdiğini, özellikle de Aralık ayının öngörülerinden çok daha iyi performans ortaya koyduğunu ifade etti.

Aralık ayında Merkezi Yönetim Bütçe giderlerinin 27,7 milyar lira, bütçe gelirlerinin 21,9 milyar lira olduğunu belirten Şimşek, bütçe açığının ise yaklaşık 5,9 milyar lira olduğunu, faiz dışı açığın ise 4,8 milyar lira olarak gerçekleştiğini söyledi.

İNŞALLAH ZAM YOK
Şimşek, bütçenin ek bir tedbir almaya gerek kalmadan bütçe dengelerinin tutturulabileceğinin önemli bir göstergesi olduğunu belirtti. Şimşek, “2009 performansı zam yapılmayacak anlamına mı geliyor?” sorusunu “İnşallah öyle olacak” şeklinde yanıtladı.

HARÇTAN 400 MİLYON GELİR, VATANDAŞA YANSIMAZ
Bankalardan her şube için alınacak yıllık harcı değerlendiren Şimşek, “Bankalara getirilen yeni harcın 400 milyon TL gelir yaratması bekleniyor, bunun vatandaşa yansıtılacağını sanmıyorum” dedi.

PlayStation 3 kırıldı

Ocak 25th, 2010

Geçtiğimiz aylarda iPhone 3G S’i kıran GeoHot lakaplı George Hotz, Sony’nin popüler oyun konsolu PlayStation 3′ü 5 hafta içerisinde kırmayı başardığını açıkladı.

Geohot, kendi blog yazısında “PS3′ün bütün sistem belleğine okuma ve yazma erişimim var. İşlemciye de girmeyi başardım. Kısacası kırılamaz denilen PlayStation 3′ü de kırdım” dedi.

PS3′ün kırılmasıyla birlikte PlayStation 3′te normalde izin verilmeyen işlemler yapılabilecek. PS3 için birçok özel yazılım geliştirilebilecek ve daha da önemlisi oyunları PS3′te oynamak için orijinal oyuna ihtiyaç duyulmayacak; zira orijinal oyunların kopyaları da bu konsol altında çalışabilecek.

Sony’nin GeoHotz’un bu açıklamasından sonra ne yapacağı ise şimdiden merak konusu oldu.

Altın fiyatları

Ocak 22nd, 2010

Eco Yatırım Tarafından Hazırlanan Altın Fiyatları Raporu

Makro Ekonomik Görünüm: Doların güç kazanmasına bağlı olarak altın 1100 ons/dolar desteğinin altına sarktı. Nitekim günün genelinde 1088,70-1117,83 ons/dolar seviyeleri arasında hareket yaşanan piyasada altın dolar karşısında yaklaşık yüzde 1,25 oranında değer kaybetti. Bugün, Euro Bölgesi kasım ayı sanayi siparişleri piyasada yakından takip edilecektir.

Genel Teknik Görünüm: Teknik olarak, kısa ve orta vadede sat sinyallerinin oluştuğunu, işlem hacminin ise günlük bazda düşük kaldığını gözlemliyoruz. Sinyallerin sat olmasına rağmen piyasaya katılımın zayıf olması nedeniyle temkinli hareketin korunması beklenmelidir.

Kısa Vadeli Strateji: Kısa vadede sinyaller sat, işlem hacmi ise zayıf konumdadır. 1080 ons/dolar desteğine yaklaşması durumunda kısa vadeli tepki alımlarının etkili olması beklenmelidir.

Seviyeler: Gün içinde 1069,60 ve 1086,60 ons/dolar seviyeleri destek noktası olarak belirirken olası yükselişlerde 1107,70 ve 1114,80 ons/dolar direnç seviyeleri yakından takip edilmelidir.

TÜSİAD başkanını bugün seçecek

Ocak 20th, 2010

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği’nin (TÜSİAD), 40. genel kurulu bugün toplanacak. Genel kurulda, yeni yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri seçilecek.

TÜSİAD’dan yapılan yazılı açıklamada, saat 09.30′da İstanbul Four Seasons Oteli’nde gerçekleştirilecek genel kurul toplantısının açılış konuşmalarını, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) Başkanı Mustafa Koç ile TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ’ın yapacağı kaydedildi.

Genel kurulda, yeni yönetim kurulu ve denetim kurulu üyeleri seçilecek.

Geçtiğimiz ay gerçekleştirilen TÜSİAD Başkanlar Konseyi toplantısında, halen TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Ümit Boyner’e yeni dönemde başkanlık görevini üstlenmesinin tavsiye edilmesi kararı alınmıştı.

Enflasyon yükselecek, Merkez faiz artıracak

Ocak 20th, 2010

İş Yatırım tarafından hazırlanan ”2010 Strateji Raporu”na göre, mali cephedeki bozulma ve emtia fiyatlarındaki artışın enflasyonu yukarı çekeceği ve Merkez Bankası’nı faiz artırmaya zorlayacağı öngörülüyor.

”2010 Yılı Stratejisi: Senaryolar, Öngörüler ve Öneriler” başlıklı rapor, İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen, Ekonomist Burcu Ünüvar, Sabit Getirili Menkul Kıymetler Analisti Ödül Çengel ve Araştırma Müdürü Emre Sezan’ın katıldığı basın toplantısında açıklandı.

Bu yıl Türkiye’nin bütçe performansında sınırlı bir iyileşme beklenen raporda, 2011′deki genel seçimler öncesinde kamu harcamalarındaki artışın bütçe dengelerindeki iyileşmeyi sınırlayacak bir risk olarak öne çıktığı, bu nedenle seçim harcamalarındaki olası artışın ekonomi için risk oluşturduğuna dikkat çekildi.

Orta vadede enflasyonist baskıların artacağına işaret edilen raporda, kaynak kullanımının düşüklüğüne rağmen 2010 yılından başlayarak enflasyonist baskıların artmasının beklendiği, küresel konjonktürün, emtia ve gıda fiyatlarındaki artış yoluyla 2010 yılında gelişmekte olan ülkelerdeki enflasyon görünümünü bozduğu, Türkiye öznesinde buna ek olarak bütçe dengeleri gözetilerek yapılan yukarı yönlü vergi ve fiyat ayarlamalarının fiyat istikrarının önünde bir tehdit oluşturduğu belirtildi.

Merkez Bankası’nın para politikasını, büyümenin düşük, çıktı açığının yüksek, enflasyon baskısının sınırlı olduğu bir senaryo üzerine kurduğu kaydedilen raporda, mali cephedeki bozulma ve emtia fiyatlarındaki artışın enflasyonu yukarı çekeceği ve Merkez Bankası’nı faiz artırmaya zorlayacağının öngörüldüğü ifade edildi.

Raporda, İş Yatırım’ın bu nedenle, IMF ile anlaşma yapılmamasına göre tahminlerin yer aldığı baz senaryosunu politika faizlerin 2010′da 2 puan, 2011′de 2 puan, 2012′de 0,5 puan artırılması, dolayısıyla 2010-2012 döneminde 450 baz puan faiz artırımı üzerine kurduğu bildirildi. Raporda, faiz dışı açığın 5 milyar lira olarak öngörüldüğü 2010 yılında iç borç çevirme oranının yüzde 98 olarak tahmin edildiği kaydedildi.

Küresel konjonktürün gelişmekte olan ülke piyasalarına para girişini desteklediğinin altı çizilen raporda, hızlı büyüme ve faiz oranlarındaki olası yükselişin Türk Lirasını 2010 yılında da cazip kılmaya devam edeceği, 2010 yılında Türkiye’nin kredi notunda yaşanabilecek olası artışların Türk Lirasındaki yükselişi destekleyeceği vurgulandı.

Tahvil piyasasında sabit faizden ve uzun vadeden kaçındıklarına işaret edilen raporda, Merkez Bankası’nın faizleri artırdığı, Hazine’nin borç çevirme oranının yılın ilk aylarında yüzde 110 civarına yükseldiği, ekonominin canlanmasına paralel kredi talebinin güçlendiği baz senaryoda Devlet İç Borçlanma Senetleri için olumlu bir tablo çıkmadığı, bu nedenle sabit getirili kıymet önerilerinde uzun vadeli ve sabit kıymetli tahvillere yer vermedikleri bildirildi.

”GÜÇLÜ ÇIPAYA İHTİYAÇ VAR”

Risklere rağmen Türkiye ekonomisinin uzun dönemli rotasını sürdürebilmesi için güçlü bir çıpaya ihtiyacı olduğu dile getirilen raporda, hükümetin açıkladığı orta vadeli mali programın bu konuda atılan önemli bir adımı oluşturduğu, ancak hedeflerin düşüklüğü ve detaylar konusundaki belirsizliklerin, açıklanan programın piyasalar üzerindeki etkisini sınırladığına dikkat çekildi.

Raporda, programın Türkiye için bir çıpa görevini üstlenmesi için IMF ile yapılacak bir anlaşma sonrasında ek önlemlerin alınması gerektiği belirtildi.

İş Yatırım Araştırma Direktörü Serhat Gürleyen, raporun açıklanmasından sonra gazetecilerin IMF anlaşmasına ilişkin soruları üzerine, ”4 yıllık programa dair güvenin sağlanması için dışardan bunun mühürlenmesi gerekiyor. Mali kuralı koyduğunuzda bunun sağlam olması, değiştirilmemesi gerekiyor. Bunu yapmak zor göründüğü için de piyasa IMF anlaşmasını istiyor” dedi.

Ekonomist Burcu Ünüvar ise aslında 2010 yılının Türk ekonomisi için 2009′dan daha kolay olmayacağını düşündüğünü ifade ederek, Merkez Bankası’nın 2010′un Eylül ayından itibaren toplam 200 baz puan faiz artırmasını beklediklerini bildirdi.

Türkiye’nin önünde iki yol bulunduğuna işaret eden Ünüvar, ”Ya Türkiye’nin riskini düşüreceksiniz ya da enflasyondaki endişeleri de dikkate alarak faizlerini yukarı çekeceksiniz. Maliye ya güvenilir bir çıpa ortaya koyacak ya da IMF anlaşması yapılacak. Eğer IMF ile anlaşma olursa 200 baz puanlık faiz artırımı beklentisi inecektir” diye konuştu.

IMF anlaşmasının getireceği kayda değer unsurun disiplin olacağına dikkati çeken Ünüvar, ”Kendi programınıza sadık kalacağınıza dair piyasaya güven vermek gerekiyor. Hükümet bunu yapabilirse aslında Türkiye’nin IMF anlaşmasına ihtiyacı yok” dedi.

Küresel ölçekte yatırım yapılabilir ülkeler dışında yatırım yapmayanların bulunduğuna değinen Ünüvar, Türkiye’nin yatırım yapılabilir ”ligine” dahil olması halinde ülkeye daha fazla portföy girişi olacağını söyledi.

ABD bankaları kâra geçti

Ocak 20th, 2010

Morgan Stanley, geçen yıl dördüncü çeyrekte 617 milyon dolar, Wells Fargo da 394 milyon dolar kar etti.

Morgan Stanley, 2009 yılı son çeyrekte 617 milyon dolar kar ve aynı çeyrekte 6,8 milyar dolar (hisse başına 29 sent) gelir elde ettiğini açıkladı. Şirketin gelirinin 7,8 milyar dolar olması bekleniyordu.

San Francisco merkezli Wells Fargo da aynı çeyrekte 394 milyon dolar (hisse başına 8 sent) kar ettiğini bildirdi. Devletten aldığı 25 milyar dolar kurtarma parasını ödediği için karı hisse başına 47 sent gerileyen banka, 2008 yılı son çeyreğinde 3,02 milyar dolar (hisse başına 84 sent) zarar etmişti.

Minneapolis merkezli Bancorp bankası ise 2009 yılı son çeyreğinde karının önceki yıl aynı döneme göre iki kattan fazla arttığını açıkladı.

Bancorp, tutsat (mortgage) bankacılığı gelirinin büyümesi nedeniyle geçen yıl son çeyrekte 580 milyon dolar (hisse başına 30 sent) kar etti. Banka önceki yıl dördüncü çeyrekte 259 milyon dolar (hisse başına 15 sent) kar etmişti.

Bankanın 2009 yılı son çeyrekte geliri ise 4,38 milyar dolar oldu.

AA

Lamborghini: yüksek performansın diğer adı GALERİ

Ocak 20th, 2010

Yüksek performanslı bir atletin özelliklerini taşıdığı belirtilen Lamborghini’nin zarafetinin saf güçten kaynaklandığı söylenebilir. Böylelikle Gallardo LP 560-4 Spyder, her türlü süslemeye veya bezemeye direnen minimalist tasarım ilkesinin içerdiği keskin çizgileri ve temiz yüzeyleri sergiliyor.

Spyder, çift xenon ampullerin altına entegre edilmiş karakteristik gündüz farlarına sahip. 15 LED Y biçiminde sıralanmış olup aynı dtasarım arka stop lambalarında da tekrarlanıyor. Tamamen yeniden dizayn edilen arka kısım, “güçlü zarafet” tanımına yeni bir anlam katıyor. Siyah, mavi, gri ve bej renklerde alınabilen tamamen astarlanmış kumaş tavanı orta konsola yerleştirilmiş iki düğme ile çalıştırmak mümkün ve bu tavan hareketi sadece 20 saniyelik bir zaman diliminde gerçekleşiyor. Alçak dış yüksekliğine rağmen Gallardo LP 560-4 Spyder, ferah bir iç mekan sunuyor. Spor koltuklar ya saf deriyle, ya da Alcantara* ile kaplı ve sıkı bir kavrama ile destek temin ediyor. Gallardo LP 560-4 Spyder’ın motoru bütünüyle yeni geliştirilmiş yeni geliştirilmiş ancak şaşırtıcı olan Sant’Agata’daki mühendislerin performanstaki ciddi artışa karşın süper spor otomobilin yakıt tüketimini ve C02 emisyonlarını yüzde 18 kadar azaltmış olmaları…

Sigarada kaçakçılık korkusu

Ocak 20th, 2010

Sigarada Özel Tüketim Vergisi artışına paralel gelen fiyat artışları, sigara kaçakçılığında artış endişelerini de beraberinde getirdi.

Briticsh American Tobacco (BAT) Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuna Turagay ve diğer sektör temsilcilerinden alınan bilgiye göre, sigara üreticileri son vergi ve fiyat düzenlemelerinin tütün mamüllerindeki kaçakçılığı tetikleyeceği korkusunu taşıyor. Türkiye’ye özellikle komşu ülkelerden rahatlıkla kaçak sigara girişi olabileceği belirtiliyor.

Yapılan bir çalışmaya göre, Türkiye’de en fazla tüketilen sigaralar, komşu ülkelerde üçte bir fiyatına satılıyor. Türkiye’de şu anda 7 liraya satılan bir sigaranın döviz karşılığı 3,30 avro. Bu sigaranın satış fiyatı, Suriye’de 1,13 avro, Irak, İran, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’da 1 avro olarak belirleniyor. Söz konusu sigaranın Rusya’daki satış fiyatı da 1 avroya yaklaşıyor. Bu rakam, Bulgaristan’da 2-2,5 avro civarında seyrederken, Türkiye’deki satış fiyatı, sadece Yunanistan’la benzerlik gösteriyor.

Türkiye’deki kaçak sigara oranı, 2007 yılında yapılan bir pazar araştırmasında yüzde 7 civarında tespit edilmişti. Kaçak sigara, en yoğun şekilde Türkiye’nin doğusunda tüketiliyor.

Devletin sigara kaçakçılığından vergi kaybı da 1 milyar dolara ulaşıyor. Kaçak sigara oranının artarak, 2 katına çıkması halinde, vergi kaybının yeni ÖTV rakamlarıyla 2 milyar doları aşacağı tahmin ediliyor.

Sigaradaki kaçak oranının İngiltere’de olduğu gibi yüzde 27′ler seviyesine çıkması halinde, Türkiye’ye yıllık 4 milyar dolar fatura çıkaracağı ifade ediliyor.
Bu arada, sigaradaki kaçak oranı, Malezya’da yüzde 36, Kanada Quebec de yüzde 50, Kanada’nın diğer eyaletlerinde ise yüzde 35′ler civarında hesaplanıyor.
Türkiye’de fiyatı 3,3 avro olan bir paket sigara, Almanya’da 4,70-5 avro, Fransa’da 5,3 avro, İspanya’da 3,75 avro, İngiltere’de ise 6 sterlinden (6,9 avro) satılıyor.

VATANDAŞ KAÇAK SİGARAYA YÖNELİR

Öte yandan BAT Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuna Turagay, sigarada fiyatların çok yüksek olmasının kaçak oranını artıracağını savundu ve “Bunun en iyi örneklerinden biri İngiltere. Üstelik ada ülkesi. Ama fiyatlar yüksek olduğu için kaçak oranı yüzde 27” dedi.

Kaçakçıların dağıtım kanallarını hızlı kurduklarını belirten Turagay, Doğuda kaçak oranının zaten yüzde 20′lere ulaştığını, kaçak sigaranın Ankara ve İstanbul’da da yoğunlaşmasından korktuklarını söyledi. Sigara kaçakçılığının büyük illere de gelmesi halinde sıkıntının çok büyüyeceğini kaydeden Turagay, şöyle devam etti:
“Her görüşmemizde gerek Gelir İdaresi’ne, gerek Gümrük Müsteşarlığı,

gerek Emniyete bunu söylüyoruz. Türkiye’de tüketimin yüzde 60′ı alt segmentten geliyor. Yani en fazla tüketilen ürünler alt segment ve düşük fiyatlı ürünler. Bunların ortalama fiyatı da zam öncesi 3,5 liraydı. Türkiye’deki asgari ücret de, son artıştan önce 546 liraydı. Yeni artışla birlikte asgari ücret 577 lira oldu.
Önceden 546 lira alan bir ücretli, günde 1 paket sigara içtiğinde, 3,5 liradan, ayda 105 lira sigaraya gidiyordu. Bu kişi maaşının yüzde 19′unu sigaraya harcıyordu. Şu anda ortalama fiyat 4,5 lira. Aylık sigara masrafı 135 lira. Bu durumda asgari ücretli, maaşının yüzde 23′ünü sigaraya yatıracak. Yani maaşının neredeyse dörtte birini. Ancak asgari ücretlinin maaşının dörtte birini sigaraya ayırması zor. Herkesin de sigarayı bırakması kolay olmadığına göre, bu ücretli, çok rahatlıkla kaçak sigaraya yönelebilir. Bizim temel endişemiz bu.”

DEVLETLE SEKTÖR EL ELE ÇALIŞSIN

Turagay, sorunun çözümü için devletle sektörün el ele çalışması, halkın da bu konuda bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Sigara firmalarının ürettikleri her ürünün TAPDK onayına tabi olduğunu hatırlatan Turagay, “Ancak kaçak sigara, ne bir denetime, ne onaya, ne de bir düzenlemeye tabii. Bu da bir risk unsuru. Bu nedenle devlet, özel sektör ve halk olarak bilinçli bir şekilde mücadele etmemiz gerekiyor. Bunları devletin ilgili birimlerine de aktarıyoruz” diye konuştu.

Kapasite kullanımı Aralık’ta geçen yıla göre 5 puan arttı

Ocak 12th, 2010

İmalat sanayinde kapasite kullanımı, 2009 yılının aralık ayında, geçen yılın aynı ayına göre 5 puan artarak, yüzde 69,7 seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu ayda, imalat sanayinde “üretim değeri” ağırlıklı kapasite kullanımı en düşük sektör, yüzde 54,6 ile büro, muhasebe bilgi işlemleri makine imalatı oldu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), imalat sanayinde eğilimler anketi aralık ayı sonuçlarını açıkladı. Buna göre, aralıkta üretim değeri ağırlıklı kapasite kullanımı, geçen yılın aynı ayına göre 5 puan artarken, bir önceki aya göre 1 puan azaldı. Aralık ayında imalat sanayinde kapasite kullanım oranı, devlet sektöründe yüzde 86,8, özel sektörde yüzde 69,5 oldu. 2008 yılının aynı döneminde kapasite kullanım oranları kamuda yüzde 91,6, özel sektörde yüzde 65,2 olarak belirlenmişti.
İmalat sanayinde iktisadi faaliyet kollarına göre kapasite kullanımı en düşük sektör, yüzde 54,6 kapasite kullanımı ile büro, muhasebe bilgi işlemleri makine imalatı oldu. Bunu, yüzde 57,6 kapasite kullanımıyla kok kömürü, rafine edilmiş petrol ürünleri imalatı, yüzde 62,2 ile derinin işlenmesi, bavul ve çanta imalatı ve yüzde 64,8 ile mobilya imalatı izledi. Aralık ayında kapasite kullanım oranları, gıda ürünleri ve içecek imalatında yüzde 69,1, tütün ürünleri imalatı yüzde 80,1, tekstil ürünleri imalatı yüzde 73,9, giyim eşyası imalatı yüzde 79,7, ağaç ve mantar ürünleri imalatı yüzde 80,5, kağıt ve kağıt ürünleri imalatı yüzde 76,9, basım ve yayım imalatı yüzde 76,4, kimyasal madde ürünleri imalatı yüzde 72,3, plastik-kauçuk ürünleri imalatı yüzde 72,7, metalik olmayan diğer mineral madde imalatı yüzde 66,7, ana metal sanayi imalatı yüzde 70,7, metal eşya sanayi yüzde 69,2, başka yerde sınıflandırılmayan makina ve teçhizat imalatı yüzde 67,8, başka yerde sınıflandırılmayan elektrikli makina ve cihazların imalatı yüzde 72,1, radyo, TV haberleşme cihazları imalatı yüzde 93,1, tıbbi, optik hassas alet imalatı yüzde 85,3, taşıt araçları ve karoseri imalatı yüzde 68,5, diğer ulaşım araçları imalatı yüzde 87,1 oldu.
2009 yıl Aralık ayında iş yerlerinin, tam kapasiteyle çalışmamasının nedenleri arasında talep yetersizliği ilk sırada yer aldı. İç pazarda talep yetersizliği yüzde 53,9 ve dış pazarda talep yetersizliği yüzde 31,2 oranında etkili oldu. Mali imkansızlıklar yüzde 3,3, yerli mallarda ham madde yetersizliği yüzde 3,7 ve ithal mallarda ham madde yetersizliği yüzde 1,6, işçiler ile ilgili meseleler yüzde 0,9 oranında etkili oldu. İş yerlerinde aralık ayı üretim miktarı, bir önceki aya göre yüzde 1,2 arttı. 2010 Ocak ayında üretim miktarının yüzde 0,1 artması bekleniyor. Aralık ayı satış miktarı yüzde 10,5 artış gösterdi. Ocak ayında yüzde 5,9 azalacağı öngörülüyor. Aralıkta satış fiyatları bir önceki aya göre yüzde 0,2 azalırken, ocak ayında yüzde 0,3 artması bekleniyor. Aralık ayı ham madde fiyatları yüzde 0,5 arttı. Ham madde fiyatlarının ocak ayında yüzde aynı şekilde yüzde 0,5 artacağı öngörülüyor.
Bu arada, TÜİK tarafından uygulanan İmalat Sanayi Aylık Eğilim Anketi ile Merkez Bankası tarafından uygulanmakta olan İktisadi Yönelim Anketi’nin benzer nitelikte soruları kapsaması, aynı kitle içindeki katılımcılara yönelik uygulanması nedeniyle cevaplayıcılara getirilen yükün azaltılması ve benzer istatistiğin iki ayrı kamu kurumu tarafından üretilmesinin sakıncaları değerlendirilerek, Ocak 2010 döneminden itibaren İmalat Sanayi Kapasite Kullanım Oranları’nın sadece Merkez Bankası tarafından uygulanan İktisadi Yönelim Anketi sonuçlarından hesaplanarak Merkez Bankası tarafından yayımlanması kararlaştırıldı.
Bu doğrultuda, Aralık 2009 dönemine ait bültenin, TÜİK tarafından bu konuda yayımlanan son haber bülteni olduğu, bu konuda bundan sonraki ilk sonuçların 25 Ocak 2010′da saat 16.30′da Merkez Bankası tarafından yayımlanacağı kaydedildi.